“8 MART” TARİHİ GELİŞİMİ / Mustafa Çifci

Ana Sayfa » HABER ARŞİVİ » “8 MART” TARİHİ GELİŞİMİ / Mustafa Çifci

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                          

1962610_10152235472123699_212816543_n

“8 MART” TARİHİ GELİŞİMİ

8 Mart 18572’ de ABD’nin New York’ta 40 bin kadın işçi 8 saatlik çalışma süresi ve eşit işe eşit ücret talebiyle başlattığı grevdir. Polis müdahalesiyle çıkan yangında 129 kadın işçi yaşamını yitirmiştir. Bu direniş hareketinden sonra 8 Mart 1910 da Kopenhag’da toplanan II.inci Sosyalist Kadınlar Kongresinde 8 Mart’ın “Emekçiler Kadınlar Günü” olarak kabul edilmiştir. 60’lı yıllara kadar sosyalist kadın örgütleri ve feministler tarafından eylemlerle kutlandı. 16 Aralık 1977 tarihinde Birleşmiş Milletler 8 Mart gününü kadın Hakları için Birleşmiş Milletler Günü ilan etti. Böylece BM’ ye üye tüm ülkelerde 8 Mart “Uluslararası Kadın Günü” olarak kutlanmaya başlanmıştır.

8 Mart günü 32 ülkede resmi tatil günüdür. Arnavutluk, Cezayir, Ermenistan, Azerbaycan, Bosna Hersek, Fas, Çin, Küba, Gürcistan, İtalya, İsrail, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Moldova, Moğolistan, Polonya, Karadağ, Romanya, Rusya, Sırbistan, Vietnam, Özbekistan.

Kadın hakları derken Büyük insan, kurtarıcımız ve bugünleri bize sağlayan Atatürk’ü anmadan geçmek olmaz.

Bağımsızlık savaşı yapan ülkeler nasıl Atamızı örnek bir lider olarak almışlarsa, kadın hakları uğruna savaşım verenlerde onu en büyük devrimci olarak örnek almaktadırlar.

ÇÜNKÜ BÜTÜN İNSANLIK TARİHİNDE TARİHİN HİÇ BİR DÖNEMİNDE HİÇ BİR LİDER KADIN HAKLARI KONUSUNDA ATATÜRK KADAR UĞRAŞ VERMEMİŞTİR.

Ne mutlu Atamızı yetiştiren Türk Kadınına…

Ne mutlu Atatürk’e sahip olan Türk Milletine…

1935 yılında yapılan seçimlerde 18 kadın vekil giriştir meclise.

Atatürk’ün başarısı çağı değiştiren, değişecek zamanı görebilmesiyle başlar. Daha dünyada kadın erkek eşitliği konularında BM insan hakları evrensel bildirgesi insan hakları sözleşmesi insanlık tarihinde yokken Atamız kadınlarımıza bu hakları vermiştir.

03 Nisan 1930 belediye seçimlerine girme hakkı verildi

26 Ekim 1932 Türk kadınına muhtar köy heyeti ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme hakkı,

08 Ekim 1934 kabul edilip 05 Aralık 1934 yasa ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı

Birleşmiş milletler 1952 yılında Atatürk 1934 verdi.05 Aralık 1934

Türk kadını yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada en büyük desteği Atatürk’ten almıştır.

İtalya: 1948

Japonya: 1950

İsviçre: 1971

31 Temmuz 1932 Türkiye güzeli Keriman Halis’in Belçika’da yapılan yarışmada dünya güzeli seçilmesi üzerine Atatürk ona Ece unvanını verir ve Türk kadınına şöyle seslenir. “Şunu ilave edeyim ki, Türk Irkı dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihten bildiğim için, Türk kızlarından birisinin dünya güzeli seçilmiş olmasını da çok tabii buldum.”

Bir gün  Atatürk sofrada, “Kadın mı daha mühimdir, erkek mi” diye sordu. Kimisi erkeğin önemini ıspata çalıştı, kimisi kadının lehinde konuştu. Fakat en ciddi deliller erkeğin lehine ortaya atılmıştı. Erkek her şey olabiliyordu.

Atatürk biraz düşündükten sonra;

- Doğrudur, erkek her şey olabilir. Fakat onun olamadığı bir şey vardır ki, dünya da erişilecek en büyük kuvvet ve şeref onda mevcuttur. Efendiler, erkek her şey olabilir yalnız ana olamaz. Onun için kadın, erkekten evvel gelir. Onun için medeni cemiyette erkek daima kadına hürmetle yükümlüdür.”

Atatürk’ün dediği gibi, kadın ve erkek eşitliğinde, kadınlarımızın neden bir adım önde bulunması gerektiğinin en güzel örneği, onların  “ana” olmalarının dışında başka bir örnekle anlatılabilir mi? Anlatılamaz. Çünkü yaşamın her alanında kadınlar da, erkekler de var. Kadınlarımız  eski günlerinde erkeklerin hep arkasından yürürlerdi… Hatta insan olarak, evet insan olarak, şahitliği bile tek başına kabul edilmez, bir erkeğin şahitliği yeterli olurken, ancak iki kadının şahitliği geçerli olurdu. Kıymet verilmezdi. Kıymeti bilinmezdi.  Kıymeti bilinmezdi ama, kıymetini bilmeyen erkekleri de kadın olan anaları doğurmuştu. Tüm erkekleri kadınlar doğurmuştu. Analardı adam eden adamı.

Tüm kadınların bu özel gününü kutlarken Ulu Önder Atatürk’ün sözleriyle mutlu yarınlar….

“Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir k, her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir.”

“Ey Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” / Kastamonu Portal

Aşk Yazarı   MustafaÇifci ®

image001

 

8 Mart 2016

Yazarın Diğer Yazılarını Görüntüle

BENZER İÇERİKLER

Vali Yıldırım’dan Engelli ve Bakıma Muhtaç Ailelere Akşam Ziyaretleri

Vali Yıldırım’dan Engelli ve Bakıma Muhtaç Ailelere Akşam ZiyaretleriKastamonu Valisi Mesut Yıldırım, sosyal yardımlardan ve evde bakım hizmetlerinden...

Kastamonu Lobisi mi – Kastamonu Fobisi mi?

Kastamonu Lobisi mi – Kastamonu Fobisi mi?   Kastamonu Lobisi mi – Kastamonu Fobisi mi?     Ne zaman yeni...

Yorumlar