RAMAZAN VE KUR’AN / Yrd. Doç. Dr. Ali Duman

Ana Sayfa » Bölgemiz » RAMAZAN VE KUR’AN / Yrd. Doç. Dr. Ali Duman

 

Ramazan Kastamonu

RAMAZAN VE KUR’AN

 

Bu senenin Ramazan ayına da ulaşmış bulunuyoruz, Rabbimize hamdolsun. Elbette Ramazan denilince ilk akla gelen İslamın şartları arasında da sayılan Savm, yani oruç olmaktadır. Her sene Ramazan ayında Bakara suresinin 183 ve 184 üncü ayetlerinde zikr olunduğu şekilde oruçlarımızı tutarız. Gerekirse sonraki günlerde oruçla ilgili bazı bilgilendirici yazılar da yazabiliriz. Ancak bugünkü yazımı Ramazan ile doğrudan irtibatlı olan Kuranı Kerime, daha doğrusu Ramazan ve Kur’an arasındaki bağlantıya dikkat çekmek üzere kaleme alıyorum.

Hepimizin bildiği üzere Peygamber Efendimize ilk vahiy 40 yaşında iken bir ramazan ayında Nur Dağı’nda bulunan Hira Mağarasında iken vahiy olunmuştur. Buhari’nin Hazreti Aişe den naklettiğine göre özetle Bu ilk vahiy tecrübesi şöyle gerçekleşmiştir:

Hz Aişe naklediyor: “Resulullaha ilk vahiy uykuda iken gördüğü Sadık rüyalar ile başladı. Gördüğü her rüya sabahın aydınlığı gibi gerçek çıkardı. Daha sonra kendisine yalnızlık sevdirildi. Belli bir süre insanlardan ayrılıp Hira Mağarası’na çekiliyor orada ibadetle meşgul oluyordu. Zaman zaman azık almak için Hatice’nin yanına geliyor tekrar yerine dönüyordu. Nihayet o günlerde Allah resulü Hiradayken ona Melek gelip “oku” dedi. O da “ben okuma bilmem” cevabını verdi. Resulullah bu olayı şu şekilde aktarır: Melek beni alıp takatim kesilinceye kadar sıktı sonra bıraktı ve bana “oku” dedi, Ben de “okuma bilmem” dedim. O beni yeniden takatim kesilinceye kadar sıktı sonra yine “oku” dedi, ben de yine “okuma bilmem” dedim. Üçüncü defa beni tekrar takatim kesilinceye kadar sıktı ve bıraktıktan sonra “oku yaratan Rabb’inin adıyla Oku o insanı döllenmiş yumurtadan yarattı oku insana bilmediklerini belleten kalemle yazmayı öğreten Rabbim en büyük Kerem sahibidir” ayetlerini okudu.

Hazreti Aişe den nakledilen bu Hadise’nin sıhhat boyutu tartışmalarını bir kenara bırakarak değerlendirilmeye alırsak, peygamberin 35 yaşından sonra her sene Ramazan aylarında tefekkür için (o dönemde prygamberimizin yapabileceği en büyük ibadet tefekkürden başkası olamaz) Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası’na çekildiği Siyer kaynaklarında yer almaktadır. Dolayısıyla Yukarıdaki hadiste aktarılan Hadise Ramazan ayı içerisinde olmalıdır Nitekim Kadir suresi birinci ayeti ile Bakara Suresi 185. ayet buna delalet etmektedir.

Bakara Suresi 185 İnci ayetin meali şöyledir: “O Ramazan ayı ki onda insanlar için Hidayet rehberi ve hak ile Doğru yolun batıldan ayırt edici hükümlerin açık delilleri bulunan Kur’an indirildi”. Kadir suresi birinci ayetin meali de: “biz onu Kadir Gecesi’nde indirdik” şeklindedir.

Kadir suresi 1. Ayetin tefsirinde İmam Maturidi şu yorumu yapmaktadır: “Ayetin yorumu hakkında tevilciler / yorumcular şöyle demişlerdir: ayetin “biz onu indirdik”  kısmının, surenin sonunda zikredilen “Selam” şeklinde yorumlanarak “Selam ve esenliği indirdik” biçiminde olması da muhtemeldir. Ayetin yorumu ile ilgili olarak bazıları Kur’an’ın Kadir Gecesi’nde inmesi hususunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir: Bazıları Kuran’ın Kadir gecesinde levhi mahfuz’dan dünya semasına topyekün indirilmesinin anlaşıldığını söylerler ve buna delil olarak da Bakara suresi 185. ayeti gösterirler. Ayette “O Ramazan ayı ki onda Kur’an indirildi” yani Kuran levh-i mahfuzdan dünya semasına indirildi ve daha sonra ihtiyaç oldukça gerekli olan Emirler yasaklar helaller haramlar uyarılar ve her ne gerekiyorsa oradan parça parça rasulullah’a gönderildi derler. Bir başka grup Kur’an’ın Kadir Gecesi’nde indirilmesinin o yıl ihtiyaç olacak ayetlerin topyekün dünya semasına indirilmesi biçiminde yorumlamışlar ve o sene inecek ayetler levhi mahfuz’dan topyekün dünya semasına iner Oradan da gerek oldukça parça parça rasulullah’a gönderilir şeklinde yorumlamışlardır” (Maturidi, Tevilatul Kuran, 17/277)

Gerek Bakara 185 İnci ayet gerek Kadir suresi birinci ayet Kur’an’ın Ramazan ayında indiğini göstermektedir. Ancak bu inişin mahiyeti alimler arasında ihtilaf doğurmuştur. Zira bilinmektedir ki Kur’an o sene Ramazan ayından Peygamberimizin vefat ettiği güne kadar toplam 23 yıl gibi bir zaman sürecinde tamamlanmıştır. Halbuki bu ayetler sanki Kur’an’ın bir gecede tamamının inmesi gibi bir çağrışım yapmaktadır. Bu sebeple de ayetleri yorumlayan alimler levhi Mahfuz ve dünya seması gibi kavramlar çerçevesinde ayetleri anlamaya çalışmışlardır. Halbuki her iki ayetin, bir edebi üslup biçimi olarak, Kur’an’ın inmeye başlamasının o geceye denk geldiği biçiminde yorumlanması, bazı itikadi sorunları ortadan kaldıracağı gibi, mahiyeti bilinmeyen kavramlarla bilgi temelinden yoksun izahları da devre dışı bırakacaktır. Dolayısıyla kanaatimce ayetlerde vurgulanan husus Ramazan’da ya da Kadir Gecesi’nde Kur’an’ın tamamının inmesi değil inmeye başlamasıdır. Yani bu şu demektir “Ramazan ki Kur’an onda indirilmeye başlandı” ya da Kadir Gecesi ki “biz onu Kadir Gecesi’nde indirmeye başladık” şeklinde yorumlanabilir.

Kur’an’ın Ramazan ayında ve Kadir Gecesi’nde indirilmeye başlanması bir matematik işlemi olarak Kadir gecesinin Ramazan ayı içerisinde olduğunu ortaya koymaktadır. Peki biz Kuran’ın Ramazan ayı içerisinde yer alan Kadir Gecesi’nde indirilmeye başlanmasını nasıl yorumlamalıyız? Değişik bir ifadeyle Ramazan ve Kadir kutsal olduğu için mi Kur’an o gece inmeye başladı ya da Kur’an inmeye başladığı için mi o gece kutsal?

İmam Maturidi Bu soruya şöyle cevap verir: “O geceyi kutsal kılan faziletin ne olduğunu bilmiyoruz. İnsanları cennete özendirmek ve edep öğretmek için mi? O gecede mahlukatı imtihan amacıyla yaratan Rabbimize ibadetlerin fazileti için mi ya da Cenabı Hakk’ın Melekleri imtihan etmesi ve onları yeryüzü semasına inmekle mükellef tutmasının fazileti için mi ve Allah için yeryüzünde ibadet ve Kuran indirmeleri için mi ya da bir hikmet ki hiç kimsenin mânâsına Muttali olamadığı bir faziletten dolayı mı bunu bilmiyoruz” (Maturidi, Te’vilatul Kuran, 17/278)

Ramazan’da Kadir gecesinin yer aldığı şüphesizdir ancak hangi gecenin Kadir Gecesi olduğu açıklanmamıştır İslam alimleri çeşitli verilerden hareketle yirmiyedinci gecenin Kadir Gecesi olabileceğini ileri sürmüşlerse de bu kesin değildir. Ashabın Peygamber Efendimize Kadir gecesinin hangi gece olduğunu sormaları üzerine Peygamberimizin bunu kendilerine açıklamadığını görüyoruz. Bu gecenin ümmete açıklanmamış olmasının gerekçesi, Kadir Gecesi ihya edilerek diğer geceler ihmal edilir ve insanlar sadece bu geceye yoğunlaşabilir düşüncesi olabilir. Nitekim  İmam Maturidi şöyle der: “Onun dışındaki geceler de İhya olursun diye Kadir Gecesi bildirilmemiştir” (Tevilat, 17 / 278)

Toparlayacak olursak; Kur’an Ramazan ayında, günü bildirilmemiş olan Kadir Gecesi’nde inmeye başlamıştır. Kur’an’ın inmeye başlaması o gecenin ve o gecenin yer aldığı ayın kutsal / Mukaddes olarak değerlendirilmesinin ana sebebidir. Niçin Ramazan ayında Kur’an inmeye başladı? sorusuna cevabı verebilmek için Ramazan ayının İslam öncesi dönemdeki durumuna bakarsak; çok da diğer aylardan farklı olmadığını görebiliriz. Şöyle ki, mesela İslam Ansiklopedisi “Ramazan” maddesinde bu aya niçin Ramazan isminin verildiğine dair farklı rivayetler olduğuna işaret edilerek, bu ayın rastladığı mevsim gereği çok sıcak ve yakıcı bir özelliğe sahip olmasından dolayı bu isimle anıldığını işaret edilir. Kameri ayların yerinde sabit olmayıp, her yıl Şemsi takvime göre 10 gün kısa olması sebebiyle hiçbir ayın yerinde sabit olamayacağı düşüncesine ise, Arapların, bazen yılın aylarını 13 e çıkararak ve ayların yerini değiştirme uygulaması sergileyerek Ramazan’ın sürekli yazın hararetli sıcak günlerine gelmesini sağladıkları şeklinde izah edilir. (Hacı Mehmet Günay, “Ramazan” maddesi DİA 34 / 433-434)

Şu halde Kur’an’ın indirilmesi için Ramazan’ın seçilmesinin yegane sebebi olabilir o da bin Aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin bu ayda bulunmasıdır.

Cenabı Hakk’ın belli bir günü diğer günlerden ayırarak ona daha fazla değer ve kıymet atf etmesinin gerekçesi akılla kazanılabilir değildir. Bu noktada bizim, bunun neden olduğunu, Kadir gecesinin neden kutsal/mübarek bir gece olduğunu sormamız, sorgulamamız aklen cevap verilebilir izahlara ulaşmamızı mümkün kılmakz. Ancak Kur’an ile sabit olduğu üzere, bu gecenin Yüce, kutsal, değerli bir gece olduğuna inanmak mecburiyetindeyiz ve bu gece bildirilmediğine göre, bildirilmemesinin amacı da Ramazan’ın ve hatta senenin diğer bütün geceleri içerisinde onu aramak için çaba sarf etmemiz istenilmesi  olduğuna göre, işte tam bu noktada Ramazan ve Kuran ilişkisi somutlaşmaktadır.  

Kadir gecesinin Ramazan ayı içerisinde gizlenmiş olmasının maksadı, her gecenin Kadir olarak görülüp, değerlendirilmesi içindir. Bu sadece yüzünden Kur’an okumak, Gece boyunca namazlarla vaktimizi geçirmek değildir. Ramazan’ın tüm gündüz ve gecelerini Kur’an’ın şanına yakışır bir biçimde geçirmektir. Onu Kur’an’la geçirmektir. Bunun da yolu, Kur’an okumaktan geçer.

Kur’an okumak dediğimizde sadece onu yüzünden, teganni yaparak, belli bir Musiki nağmesi yansıtarak okumak kastedilmektedir. Aksine onu hayata geçirmek, uygulamak amacıyla yapılan okumalar kastedilmektedir. Nitekim Kur’an zaten Hayat kitabıdır. İnsan dini olan İslam’ın, insanın hayatını yönlendiren, şekillendiren, yol gösteren, Hidayet rehberi temel kaynağıdır.

 İşte bir sene boyunca yaşayacağımız hayatı şekillendirecek ve ilkelerini belirleyecek olan, hayat biçiminin ilhamını alacağımız kaynak Kur’an, ancak anlayarak okuduğumuz zaman bunları bize yapabilir.

Nitekim Peygamber Efendimiz her sene ramazan ayında Cebrail ile Mescidi Nebide o seneye kadar inen tüm Kuran’ı karşılıklı olarak okurlardı. Daha sonra mukabele ismini alacak olan sünnet, bu sünnettir. Her sene ramazanda Kur’an okumak, hayatın ilkesi olacak Kur’an ayetleri üzerinde müzakere etmek, kafa yormak, hayatı şekillendirmek için gereklidir.

Ramazan’ın hepimize hayırlar getirmesini Kuran’ı hayatına rehber edinen insanlar olmamıza vesile olmasını cenabı haktan niyaz ederim.

 

 Yrd. Doç. Dr. Ali Duman

 

 

 

6 Haziran 2016

Yazarın Diğer Yazılarını Görüntüle

BENZER İÇERİKLER

Vali Yıldırım’dan Engelli ve Bakıma Muhtaç Ailelere Akşam Ziyaretleri

Vali Yıldırım’dan Engelli ve Bakıma Muhtaç Ailelere Akşam ZiyaretleriKastamonu Valisi Mesut Yıldırım, sosyal yardımlardan ve evde bakım hizmetlerinden...

Kayabaşı Kanyonu

Kayabaşı Kanyonu Fotoğrafı Büyütmek için Tılkayın ...

ÇINARALTI / BOZKURT

ÇINARALTI / BOZKURT   ÇINARALTI / BOZKURT KASTAMONU ...

Yorumlar