Rüşvet ve Torpil / Yrd. Doç. Dr. Ali Duman

Ana Sayfa » HABER ARŞİVİ » Rüşvet ve Torpil / Yrd. Doç. Dr. Ali Duman

 

 

 

Yrd. Doç. Dr. Ali Duman


Rüşvet ve Torpil

 

 

Şu iki şey yıktı Bizi

Biri rüşvet biri torpil

cayır cayır yaktı bizi

 Biri rüşvet biri torpil

 

Ozan Arif seksenli yıllarda yazdığı bir şiirinde İnsanlara böyle sesleniyordu. Ne yazık ki seksenli yıllarda söylenen Bu Şiir aynıyla günümüz içinde geçerlidir. Toplumun birlikteliğini rahat ve huzurunu yıkan, din, ahlak ce  hukukun da suç olarak gördüğü iki olumsuz tutumdur rüşvet ve torpil.

 Içinde yaşadığımız toplumda insanlar çeşitli vesilelerle resmi kurum ya da bu kuruluşlarda görev yapan şahıslarla ilişki içerisine girmektedir. Kimi zaman belediyeye vergi yatırmak için, kimi zaman Fatura ödemek için, kimi zaman banka işlemi yapmak için, kimi zaman maliyeye gitmek için daima devletin resmi kurumlarıyla Her insanın bir şekilde işi olabilmektedir.

Bir sefer resmi bir kuruma işin düştüğü zaman orada çok fazla oyalanmak istemez insan, bir an önce işini bitirip çıkmak taraftarıdır. Bunun en önde gelen sebebi, kanaatimce o resmi kurumlarda çalışan görevlilerin, kendilerini vatandaşın çok üzerinde görmeleri ve vatandaşları aşağılayacak biçimde tutum sergilemeleridir. Çok fazla aşağılanmak istemeyen vatandaş bir an önce işini görüp oradan ayrılmanın yollarını arar.  

Devlet dairelerinde çok fazla zaman harcamama vesilelerinden biri, işimiz olan kurumda bir eşin dostun, tanıdığın bulunmasıdır. Ya gitmeden önce tanıdıkları araya koyarak işimizi hallettirmeye çalışırız ya da gittikten sonra tanıdıklar bularak çok fazla zaman harcamadan ayrılmak için gayret sarf ederiz. İşte bu işi gördürmek üzere tanıdık aramak torpil denilen jayırmacılığın en alt basamağıdır. Bunun üstünde daha işe girmek içinmillet vekili aramak, trmbel olan oğlumuzu okutmak için bakan aramak vs.  Yer alır. Aslında teferruatı bu yazıyı okugan herkes bildiği için uzatnaya gerek görmüyorum.

Kimi zaman eşi dostu tanıdığı bulunmayan kimselerin devlet dairelerinde görevli memurlarla, gerek meşru yani hukuka uygun, gerek gayrımeşru yani hukuksuz, olması imkansız işlerini yapmak adına ellerini ceplerine atarak işlerini gördürmeye çalışmalarına da rüşvet diyoruz. Rüşvet, torpile göre daha ağır gözükse de her iki işlem decaynı nrticeyi doğurur: bir kimsenin hakkı olmatan bir neticeye ulaşmasını sağlamaktır bu netice.

 Her iki tür haksızlığıb da yani, gerek rüşvet olsun gerek torpil olsun, uygulamanın tüm toplum hayatımızda yaygın bir biçimde yer aldığını söylemek sanırım abartı olmayacaktır. Değişik bir şekilde söyleyecek olursam toplumumuzda yaşayan bireylerin bir şekilde torpil ya da rüşvetten yolunun geçtiğini söylemek mümkündür.  Sözgelimi bu türden bir şeyi geçtiğimiz aylarda babam vefat ettiği zaman ben de yaşadım. Babamın vefat ettiği gün, vasiyeti gereği babaannemin üzerine defnedilmesi için Ankara mezarlıklar Müdürlüğü’ne amca oğluyla beraber gittik, durumu oradaki görevlilere aktardık. Görevli, babamın Hayatta sağ kardeşi olduğu için ondan imza almadıkça defin işlemini yapamayacağını söyledi. Ben de amcamın Ağır bir ameliyat geçirdiğini nekahet döneminde olduğunu Hatta babamın vefatını bile kendisine haber veremediğimizi, dolayısıyla böyle bir imzayı talep edemeyeceğimizi memura usulünce anlattımğım  zaman görevli memur, ki İmam Hatip olarak orada görev yaptığını ifade etti, bu babamın vasiyetini yerine getirmeyeceğini beyan etti. Bunun üzerine ben de kendisine İslam hukukunda vasiyetin önemini anlattım yerine getirilmesi gerektiğini vurguladım fakat İmam olan memur, tabir caizse nuh diyor peygamberceemiyordu, bunu anlamaya yanaşmadı. İşte bu noktada Amcaoğlu devreye girdi Ankara Büyükşehir Belediyesi encümeni olan bir tanıdığına telefon etti durumu izah etti sonra aranan ilgili şahıs Mezarlıklar Müdürünü aradı daha sonra amcaoğluna dönerek müdürü ziyaret etmemiz gerektiğini söyledi. müdürün odasına gittik Müdürümn kalem müdürü isminizi öğrendikten sonra müdürle görüşmemize gerek olmadığını ilgili şahsa talimat verdiğini bize iletti. Talimat verdiği ilgili şahıs bizim işimizi yapmaya yanaşmayan imanm idi. Onun yanına gittik ve gerekli işlemleri tek bir kelam bile etmeden yapıp hazırladılar ve kefen dahil teslim ettiler.

Şimdi bu kadar basit bir işlem için bile bir siyasinin aranarak torpil bulunmaya çalışılmasını nasıl anlamamız gerekir. Ben bunu siyaset mekanizmasında görev yapanların bir şekilde birbirleriyle irtibatları olmasından dolayı bütün topluma siyasileri araya sokmadan iş yapamayacaklarını benimsetme gayreti olarak değerlendiriyorum. Açmak gerekirse siyaset mekanizmasında yer alan kişiler Normal şartlarda yürümesi gereken işlemleri, araya kendilerinin girdirilerek yapılmasını sağlamakta ve böylece toplumun kendilerine muhtaç bırakmaktadırlar. Bu Aslında Normal şartlarda yapılması gereken kişinin bir siyasi kanalıyla yapılması karşısında vatandaş o siyasi ve bağlı bulunduğu partiye göbek bağıyla bağlanmakta minnettar kalmaktadır.

Aynı şekilde kurumlarda görev alan memurlar da yapılabilecek basit işleri bile yapmayıp siyasilerin araya girmelerini sağlamaktadırlar. Onların da bunu yaparken amaçları siyasileri kendilerine muhtaç bırakmaktır. Her halükarda vatandaş normalde olması gereken işini, olması gerektiği biçimde yapmak için hem memura hem de siyasiye muhtaç bırakılmaktadır. Bir kabir ayarlanması işinin bile torpile bağlı olması toplumsal hayatımızın her alanında torpilin kaçınılmaz olduğunun göstergesi olarak kabul edilebilir.

Neticeye Gelecek olursak, aslında ister torpil isterse rüşvet olsun toplumun ya da toplumu oluşturan fertlerin bilinçsizliğinden dolayı yaşayan iki adi kurum haline dönüşmüştür. Öyle ki günümüzde birilerini araya sokmaksızın yani torpil bulunmaksızın neredeyse hemen Hiçbir resmi işin yapılamadığını söyleyebiliriz. Hatta toplum Bunu o kadar kanıksamıştırki bir işini görürken torpil bulmadan işe kalkışanları aptal gözüyle değerlendirmekte ve adam bulmadan bir işe girişmen’in yanlış olduğunda ısrar etmektedirler.

 Takdir edilecektir ki torpil ile iş gördürmek hiç de insani ve İslami bir tutum olamaz. Yapılması gereken insanlara götürülecek hizmetin onlar talep etmeden sunulmasıdır, velev ki talep edilmesi gerekiyorsa bunun da hak, Adalet, ehliyet, Liyakat ilkeleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekir.

 

Yrd. Doç. Dr. Ali Duman

 

 

 

 

Ilgarini / Kastamonu Pazarı

Ilgarini / Kastamonu Pazarı

22 Şubat 2016

Yazarın Diğer Yazılarını Görüntüle

BENZER İÇERİKLER

Vali Yıldırım’dan Engelli ve Bakıma Muhtaç Ailelere Akşam Ziyaretleri

Vali Yıldırım’dan Engelli ve Bakıma Muhtaç Ailelere Akşam ZiyaretleriKastamonu Valisi Mesut Yıldırım, sosyal yardımlardan ve evde bakım hizmetlerinden...

Kayabaşı Kanyonu

Kayabaşı Kanyonu Fotoğrafı Büyütmek için Tılkayın ...

ÇINARALTI / BOZKURT

ÇINARALTI / BOZKURT   ÇINARALTI / BOZKURT KASTAMONU ...

Yorumlar